Bu Yüzden Uzaylılarla Asla Tanışmayacağız!

Bilim adamları, ileri bir uzaylı uygarlığından bir sinyal alırsak, bu sinyal bize gelene kadar uzaylıların öleceğini  belirtti.

ArXiv’de araştırma yapan bir ekip, medeniyetlerin ne kadar uzun süre yaşayabilceği ve ayrıca bizden ne kadar uzak olduklarını da inceledi.

Samanyolu’nda yaşanabilir koşullar ile 20 ila 40 milyar kadar uzaylının burada yaşayabileceği düşünülüyor. Ancak araştırmacıların şu ana kadar, uzaylılardan kaç tanesinin yaşadığını ve kaç tanesinin ölmüş olabileceğini bilemiyor. Ya da araştırmacıların bu konuyu netleştirmesine yetecek kadar uzun bir sürenin kalıp kalmadığını tahmin edemiyoruz.

Buradaki anahtar kelime, saptanabilir bir teknolojik uygarlığın yaşam süresidir. 1961’de SETI astronomu Frank Drake tarafından tasarlanan ünlü Drake Denkleminde,  ömür  “106 ila 12.100 yıl ya da daha fazla” bir değerle temsil ediliyor. Bu değere L. Estimates değeri denir.

Frank Drake’in de dahil olduğu yazarlar, yaptıkları araştırmalar sonucunda; insanlığın sadece 80 yıl içinde Samanyolu’nun yüzde 0.001’ini kapsayacağını belirtiyor. Bu araştırmanın sonucu uygarlığın yaşamının üst sınırında bile, tüm galaksiyi kapsayamayacağımızı gösteriyor. Araştırmacılar konuya yönelik ayrıca şunları belirtti:

Bu araştırmaya göre, SETI 120’den fazla farklı sinyal tespit etmelidir. Şimdiki durumda ise tespit edilen sinyal sayısı azdır.

Fakat eğer herhangi bir uygarlık dünyaya bir sinyal yolladıysa ve bu sinyalin dünyaya ulaşması 100.000 yıldan daha az sürdüyse bu durumda sinyal gönderen uygarlığı bulma şansımız inanılmaz derecede düşüktür.

İsviçre’deki Lozan Federal Politeknik Okulu’ndan Claudio Grimaldi, konuya yönelik şunları söyledi:

Eğer gönderilen sinyal, galaksinin diğer tarafından dünyaya yayıldıysa, sinyalin buraya gelmesi çok uzun sürecektir.

Bir uygarlığın gönderdiği sinyalin,  gönderilen gezegene ulaşana kadar medeniyetin yok olma tehlikesi vardır. Bu sinyalleri elbette ki tespit etmek mümkün olabilir. Ancak olasılıklar arasında en kuvvetli olanı, sinyal gönderen uygarlığa ulaşılana kadar onların yaşama şansının düşük olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar ayrıca konuyla ilgili şunları söyledi:

Yeryüzüne gelen sinyaller, soyu tükenmiş uzak medeniyetlerden geliyor olabilir. Bunu anlamak elbette ki zor. Sinyal gönderen medeniyetlerden, hala hayatta olanlar mutlaka vardır. Bizde onlardan haber gelmesi için sinyaller gönderiyoruz.

Yine de, buradaki en büyük faktör yaşam olan bir gezegeni nasıl bulacağımızdır. Dünya’nın muazzam büyüklüğü içinde, yaşam olan başka bir gezegenden sinyal alabilmek çok önemlidir. Çünkü bu sinyal bize dünyadan ayrı yaşanabilir bir gezegen olduğunu gösterecektir.

Gezegenimizde bizden önce farklı bir yaşam oldu mu? Bu soruyu cevaplayabilmek şu anki koşullarda zor.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir