Türkiye’nin Batı ile olan ilişkileri risk altında

İstanbul’un Kasımpaşa semtinde bir balık dükkanı sahibi olan Mustafa Bir, Birleşik Devletler mahkemesinin Türkiye ile ilgili iddialarına ilişkin Amerikalıların Türkiye’den kurtulmak için oynadıkları oyunun bir kanıtı, diyor.

Mustafa Bir New York’ta görülen davayı ve geçen hafta Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya ilişkin sözlerini yakından takip ettiğini ifade ediyor. Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan’a ülke halkının sevgisi artarken NATO müttefiki Türkiye’nin cumhurbaşkanı Türkiye ile Batı arasındaki ilişkilerin giderek daha fazla gerilmesine neden oluyor.

65 yaşındaki Mustafa Bir konuya ilişkin sorulan sorulara şöyle yanıt veriyor, “Erdoğan’a kadar tüm Türkiye cumhurbaşkanları kendilerine ne söylenirse onu yaptılar.” Bir sözlerine devam ederken Erdoğan’ın ilk siyasi konuşmasını bir kıraathanede izlediğini hatırladığını ifade ediyor ve ekliyor, “Birleşik Devletler ve Almanya’nın Erdoğan’ı neden istemedikleri çok açık.”

Amerikan yasalarını çiğneyerek İran’a yardım eden iş adamı Reza Zarrab’ın verdiği ifadeler Türkiye’de giderek büyüyen Batı düşmanlığı ile birleşince Türkiye’nin ile Batı ilişkilerinin risk altında olduğuna dair komplo teorileri üretilmeye başlandı.

Pek çok Türk için bu konunun gerçekleri farklı ama tüm bu gerçeklerin birleştiği tek bir nokta var o da Türkilerin Batı ile olan ilişkilerinde çatırdama sesleri yükseliyor.

Yine Kasımpaşa semtinde çalışan 48 yaşındaki berber Güngör 2017 yılından bu yana çok aşina olduğumuz sözleri tekrar ediyor. Güngör, tüm bunlar sahte kanıt, sahte tanıklarla oluşturulmuş suçlamalar.

Güngör tüm bu olayların sonucunda Erdoğan’a 2016 yılında yapılan başarısız darbe girişiminin ardından yine benzeri olaylar olduğunu düşünüyor. Hükümet destekli medya kanalları ise Rusya’dan da aldıkları destek ile benzeri ifadeleri kullanmakta sakınca görmüyorlar. Rus milliyetçi siyasetçi Alexander Dugin konuyla ilgili yaptığı açıklamalarda şöyle dedi, “Tüm bunlar CIA’in Türkiye’ye yapılan başarısız darbe girişiminin ardında olduğunun kanıtı.”

Konuyla ilgili açıklamalarına devam eden Güngör, “NATO ya da Avrupa Birliğine biz sırtımızı çevirmedik.” diyor. Soyadını vermek istemeyen Güngör ülkedeki olağanüstü hal ve toplu tutuklamalar konusunda da konuşmak istemiyor. “Ama üstümüze gelmeye devam ederlerse NATO’ya da Avrupa Birliği’ne de sırtımızı çeviririz.” diye ekliyor.

Batılı siyasilerin Türkiye ile ilişkilerini dengede tutma girişimleri 63 yaşındaki Erdoğan’ın sözleri ve ülkedeki demokratik ve insan hakları ihlalleri ile birlikte başarısız oluyor.

Pazar günü Ak Parti grup toplantısında açıklamalar yapan Erdoğan şöyle diyor, “Milletimiz bu saldırıların, karalamaların ve oyunların birbirinden bağımsız olmadığını anlıyor. Hepsinin tek bir amacı var, o da Türkiye halkını birbirine kırdırmak.”

Muhalif siyasiler ise Erdoğan’ın asıl yüzünü göstermeye başladığını iddia ediyor. Türkiye ana muhalefet partisi CHP’nin grup temsilcisi Özgür Özel Türkiye’nin giderek Batı düşmanı ve güvenilmez bir müttefik haline geldiğini söylüyor. Sözlerine devam eden Özel, “Saldırgan dış politikamız ve devam eden olağanüstü hal koşulları Batı ile ilişkilerimizi riske atıyor. Bunun daha büyük bedeller doğurmasından endişeliyiz.” diye ekliyor.

Türk halkının bir kısmı ise Erdoğan’ın gücünü arttırdığını değil Batılıların Türkiye’nin üzerine oynadığını düşünüyor. Ekim ayında İstanbul Ekonomi danışmanlık şirketinin yaptığı ankete göre Türklerin üçte ikisi Türkiye’nin Avrupa ve Birleşik Devletler ile olan ilişkisinin çoktan çatırdadığını ve Türkiye’nin NATO’dan ayrılırsa kendi güvenliğini sağlamak için tarihi düşmanı Rusya ile müttefik olmak zorunda kalacağını düşünüyor.

Batılılar ile ilişkilerin tamamen kopması mümkün değil ama ilişkiler giderek kötüleşiyor,” diyor Türk diplomat Sinan Ülgen ve ekliyor, “Geri dönülemeyecek bir noktaya gelmemeliyiz.”

Pek çok yatırımcı ve diplomat gibi analistler de Türkiye’nin gittiği yön konusunda endişeli.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir