Ninnilerden canlı konserlere: Müzik ve ritmin sosyal zeka üzerindeki etkisi.

  • mm
  • 4 ay önce
  • 291 Görüntülenme
  • 2 0

Anneliğin evrensel göstergesi ninnilerdir. İster “Uyusun da büyüsün…” isterse hit bir şarkı olsun, dünya üzerindeki her anne daima bir şeyler mırıldanır. Bu evrensellik, en basit ninniyi dahi insan beynine açılan bir pencereye dönüştürür. Bilişsel sinir bilimciler yeni bir çalışmada, çalınan bir müzik parçasının bebeğin dikkatini çekip annelerine karşı olumlu duygu geliştirmelerini sağlarken ninnilerin anneleri ve bebekleri eş zamanlı olarak sakinleştirdiğini bulmuşlardır.

Toronto Mississauga Üniversitesi’nden Laura Cirelli, müziğin davranışsal etkilerinin muazzam olduğunu belirtmiştir.

Bebeklikten yaşlılığa kadar müzik, insan beyninden oldukça fazla şey beklemektedir. Beynimizin müziği nasıl işlediği ne kadar çok öğrenilirse, bilim adamları algıyı, çok dilli entegrasyonu ve sosyal koordinasyonu o kadar iyi anlamış olacaktır. Teknolojik gelişmeler de bu konuda oldukça kolaylık sağlamakta ve bu konu üzerindeki araştırmaların daha anlamlı hale gelmesine olanak sağlamaktadır.

Batı Ontario Üniversitesi’nden Jessica Grahn, müzik ve ritmin insanlar için evrensellik göstergesi olduğunu belirtmiş ve sözlerine “Ritmin özel bir gizemi bulunmaktadır. Tempo tutma konusunda o kadar hassasız ki sabit bir ritim karşısında küçük yaşlardan beri ayağımızı yere vurmakta ve başımızı sallamaktayız.” şeklinde devam etmiştir.

Anne ve bebek için müzik

Araştırmacılar, annenin uyarılma düzeyinin oynak parçalarda daha yüksek olduğunu ve sakin parçalar devam ettikçe anne ve bebeğin uyarılma düzeyinde koordineli bir düşüş meydana geldiğini bulmuşlardır. Oynak parçalar çalındığında bebeklerin uyarılma düzeyi ve annelerine olan dikkat durumları sabit kalmış, olumlu duygu geliştirdikleri görülmüştür. Bulguların, farklı müzik türlerine göre, anne ve bebekteki psikolojik ve davranışsal değişiklikleri gösterdiği belirtilmiştir.

Dinleyici için müzik

Her an ve her yerde rahat bir biçimde müziğe ulaşmak mümkün olsa bile insanlar canlı performanslara milyonlar harcamaya devam etmektedir. Peki ama neden?

Araştırmalar göstermiştir ki, canlı performansı dinleyenlerin tamamının beyin dalgaları birbirleriyle genel olarak uyumludur. Hatta, beyin dalgaları birbiriyle daha uyumlu olan dinleyicilerin canlı performanstan daha çok zevk aldıkları görülmüştür.

Geleceğimiz için müzik

Müziğin hareket etme isteğimizi güdülediği, duygularımızı ifade etmemizi kolaylaştırdığı ve anılarımızı tekrar yaşamamıza olanak sağladığı belirtilmiştir. Ayrıca ritim ve dil yetenekleri ile dikkat gelişimi, keskin duyuş ve sosyal etkileşim arasında çeşitli ilişkiler olduğu da ifade edilmiştir. Dünya üzerinde sahip olduğumuz her his ya da yaptığımız her hareket zamanla her şeyi gözler önüne sermekte ve artık insanların neden diğer insanlara değil de, belli kalıplara karşı duyarlı oldukları daha iyi anlaşılmaktadır. Bu kalıpların anlaşılması, temel bilimlerden haberdar olunmasını sağlamasının yanında, sinir tahribatına neden olan hastalıklardan muzdarip olan bireyler için müzik temelli terapilerin de yer etmesini olası kılmaktadır.

Kaynak

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir