Netanyahu: İsrail’in Arap Ülkeleri ile Arası Hiç Bu Kadar İyi Olmamıştı

Netanyahu, şu anda Arap dünyasındaki ülkeler ile işbirliğinin Kudüs Mısır ve Ürdün ile antlaşma imzaladığı zamana göre çok daha iyi olduğunu söyledi.

Başbakan Binyamin Netanyahu, Çarşamba günü Kudüs’te Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen Roş Aşana öncesi kutlamalarda, İsrail’in tarihi boyunca Arap dünyası ile ilişkilerinin en iyi döneminde olduğunu söyledi.

Netanyahu, şu anda Arap dünyasındaki ülkeler ile işbirliğinin Kudüs Mısır ve Ürdün ile antlaşma imzaladığı zamana göre çok daha iyi olduğunu söyledi.

Halka açık olarak olmasa da, “farklı yollarla” ve “farklı seviyelerde” işbirliği içinde bulunduklarını belirtti.

“İsrail tarihindeki tüm dönemlerden çok daha büyük bir işbirliği. Bu büyük bir değişiklik.”

Aynı zamanda Dışişleri Bakanı olarak da görev yapan Netanyahu, Latin Amerika ve New York’a gerçekleştireceği ziyaretler sebebiyle yıllık kutlama tarihini öne aldı. Roş Aşana’nın başlayacağı 20 Eylül’de ülkeye dönüş yapacak.

srail’in dünyadaki duruşu hakkında umutlu olan Netanyahu, İsrail’in eskiden olduğundan “farklı bir yerde” olduğunu söyledi.

Amerika ile olan ittifakın “her zamankinden daha güçlü” olduğunu ve Batı Avrupa başta olmak üzere Avrupa ile de güçlü bağlar kurulduğunu söyledi.

“Tüm kıtalarda büyük atılımlar gerçekleştiriyoruz. Afrika’ya geri dönüşümüz ve oradaki teknik yardımımızın artması kıtada büyük ilgi çekiyor.” dedi. Geçtiğimiz yılda Azerbaycan ve Kazakistan gibi Asya’daki Müslüman devletlerin yanı sıra Çin, Hindistan ve Japonya gibi Asya ülkeleri ile de gelişmeler yaşandığını ekledi.

Rusya ile de “büyük bir değişim” yaşandığını belirtti. Bu değişimin, ekonomik ve kültürel çıkarlara büyük yarar sağlayacağını söyledi. Ayrıca, Suriye’nin durumuna atıfta bulunarak Moskova ile işbirliğinin stratejik öneminden bahsetti.

New York’ta BM Genel Kurul Toplantısı’na gitmeden önce gerçekleştireceği Arjantin, Kolombiya ve Meksika ziyaretlerine istinaden, Latin Amerika için “önemli ülke gruplarının içinde büyük bir pazar” dedi.

Dünyanın İsrail’i ancak ve ancak Filistin ile bir antlaşma imzalarsa kabul edeceği sanısının yanlış olduğunun gösterilmesinin bu atılımları mümkün kıldığını söyledi.

Netanyahu’nun belirttiğine göre İsrail’in gönüllü olduğu böyle bir antlaşma İsrail’in dünyadaki duruşuna yardımcı olacak. Fakat bu antlaşma olmadan da dünya İsrail’e açık.

Netanyahu, tüm bunların İsrail’in iki çeşit güç geliştirmesi sebebiyle olduğunu belirtti. Bunların sonucu olarak da bir üçüncüsü gelişmekte: Ekonomik ve teknolojik gücünü geliştirerek benzersiz askeri istihbarat kabiliyeti yetiştiriyor. Ve bunlar da diplomatik gücü beraberinde getiriyor.

“Tüm dünya değişiyor.” dedi. “Bu, BM veya UNESCO gibi uluslararası forumlarda değişiyor demek değil. Filistin, ne yazık ki, toplumun büyük kesimi için kabul edilemez olan diplomatik sözleşmenin şartlarını değiştirmiyor. Fakat buna rağmen burada olan muazzam bir değişim.”

Netanyahu’nun ardından, Dışişleri Bakanlığı İşçi Sendikası Başkanı Hanan Goder söz aldı. Goder, İsrail diplomatlarının daha iyi çalışma şartlarına sahip olması için senelerdir büyük bir savaş veriyor. Netanyahu’ya, bakanlık çalışanlarının ülkenin diplomatik savaşlarını yürüttüğünü ve emir vermenin, vizyon sunmanın ve sınırları belirlemenin başbakanın görevi olduğunu söyledi.

“Fakat aynı zamanda bize bu mücadele için araç da sağlamak sizin göreviniz.” dedi. “Elektrik olmadan bir bilgisayar sunumunu göstermek veya kağıt için bütçe olmadan mütalaa belgelerini dağıtmak imkansızdır. Aynı şekilde, temsilciler elçiliklere gönderilmediği takdirde bir ders vermek de imkansızdır.”

Goder Netanyahu’ya, ülkenin diplomatlarına uygun araç gereç sağlanmadığını söyledi. “Sayın Dışişleri Bakanım, normalde 3,000 olan harp okulu başvuru sayısının bu sene 800’e düştüğünü biliyor musunuz? Harp okuluna girenlerin %30’unun sekiz yıl içinde ayrıldığını biliyor musunuz?” diye ekledi.

Goder, bakanlığın kötü çalışma koşulları ve yetersiz kadro sorununu vurgulamak için, bir pizza kuryesinin yurt dışındaki bir İsrail Elçiliği çalışanından daha fazla kazandığını söyledi. Arap Ülkelerinden 600 diplomata karşı BM’de yalnızca altı İsrailli diplomat bulunduğunu ekledi.

Netanyahu, Goder’e halka açık bir cevap vermedi.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir