Moai Heykellerinin Gizemi Çözülüyor

  • mm
  • 4 ay önce
  • 499 Görüntülenme
  • 1 0
Moai Heykellerinin Gizemi Çözülüyor

Moai Büyük Okyanus’ta, Şili’nin 3703 km. batısındaki Paskalya Adası’nda bulunan som taştan devâsa heykellere verilen isimdir. Polinezya’nın diğer yörelerinde de görülen pagan merâsim alanlarını oluştururlar. Büyük Okyanus’da bulunan Moai heykelleri, pagan merasim bölgelerini oluşturur. Moai heykellerinin gizemi merak konusudur. Paskalya Adasını, adanın kendine özgü heykellerini ve  dev taş figürleri adanın her yerinde görmek mümkün. Polinezya’da “kafa” anlamına gelen Moai olarak bilinirler. Adada 887 kafa var ve hala gizemini korumakta. Uzmanlar ortaya koydukları teorilerle gizemi çözmeye gayret ediyorlar.

 Moai heykellerinin gizemi, heykellerin yüksekliği ile daha da artmıştır

Son zamanlarda elde edilen bir ipucu inanılmaz bir keşfe yol açtı. Her şey arkeologların Moai heykellerinin kafalarının yüksekliğini ölçtüğü zaman başladı. Moai heykellerinin en büyüğü 33 metre boyunda ve 82 ton ağırlığındadır. Her detay gibi elde edilen bu gerçeğin önemi de büyüktü. Resmi adı “Paskalya Adası Heykelleri Projesi” olan bu araştırmalar büyük bir arkeolog ekibi tarafından, yüzeyin altında ne olduğunu bulmaya yönelik yürütülmektedir. Proje, yapıların içinde çok miktarda kırmızı pigment bulunması sebebiyle yavaş sürmesinin yanında Moai hakkında daha fazla şey öğrenmelerine de yardımcı olmaktadır. Son dönemlerde elde edilen ipuçları sanıldığının aksine heykellerin sadece kafadan ibaret olmayan devasa bir insan figürü olduğunu gösteriyor. 

Moai heykellerinin gizemi hakkında kafalarda bulunan işaretler 

Kafalarda bulunan bazı oyukların içinde bir kano veya bir sandığın sembolize olduğu işaretler tespit edildi. Oyulmuş bir hilal şeklini andıran heykellerin yanlarında petroglifler (kaya üstü tasvirler) bulundu. İşaretler, bu büyük heykelleri kimin kurduğunu ortaya çıkaracak potansiyel  ipuçları gibi görünüyordu. Çok fazla beton birikimler göz önüne alındığında, elde edilen ipuçları çok kısıtlı ve sınırlı bir hale dönüşmekte. Adanın etrafındaki Moai heykellerinin nasıl hareket ettirildikleri her zaman bir gizem olmuştur. Teorilerden biri, insan emeğini çeşitli teçhizatla birlikte ele alırken, diğer teoriler kütükler ve iplerin heykelleri bir yerden bir yere yuvarlamak için kullanılmış olduğunu iddia etmektedir. Her iki durumda da, heykellerin taşınabilmesi için çok çaba gerekiyordu.

Moai heykellerinin gizemi hakkında deney yapıldı

Norveçli bir maceraperest olan Thor Heyerdahl adlı Çek mühendis, yepyeni bir Moai heykeli oluşturmak için bir ekip kurdu ve çalıştı. Heykeli yavaşça hareket ettirmek için 16 kişi ve ağır halatlar aldı, ancak heykele zarar vermeden taşınamadığını gördü. 

Adanın neden kaybolduğuna dair birçok teori mevcut. En yaygın olanı, adalıların liderlerine karşı 18. yüzyılda bir isyan başlattıklarını göstermektedir. Bu, pek çok heykelin yıkılmasından anlaşılabilmektedir. Moai’nin uzaylılar tarafından yaratıldığını iddia eden bir teori de vardır. Erich von Daniken bu fikri “Tanrının Savaşları ? Geçmişin Çözümsüz Gizemleri” adlı kitabında tanıttı. Aynı kitapta ayrıca Mısır Piramitleri ve Nazca çizgi çizimleri hakkında da bilgiler yer aldı.

Volkanik bir patlamanın sonuçları

Araştırmacı Thor Heyerdahl, Rapa Nui’nin yollarının birçok heykelle birlikte keşfedildiğini ifade ediyor. Farklı ve zıt fikirler olmasına rağmen Heyerdahl, adanın bütün yollarının ada sahiplerine ibadet eden bir merkez olan yanardağ Rano Raraku’da kesiştiğini belirtiyor. 

Adalılar tarafından bulunan Moai’deki yazının hala sır olmasının yanı sıra Robert M. Schoch’a göre, kaligrafinin temellerinin düşünüldüğünden 10,000 yıl daha yaşlı olabilme ihtimalini gösteriyor. Bu durum adanın tahmin edilen yaşının daha da gerisinde. Son zamanlarda bu durumu destekler bir iddia da Moai ile eski Türk yerleşim yeri olan Göbekli Tepe arasında birçok paralel bulguların saptandığıdır. Böylelikle bir zamanlar Paskalya Adası’nın orada bulunan iskelet yapıları tarafından yaşayan insanlar hakkında çok şey öğrenilebileceğini gösteriyor.  “Yamyam Mağarası” denilen bölgede bulunan iskeletler, uzun, dar kafatasları ve kulaklara sahip insanlara ait olduğu tespit edildi.

Omgcheckitout

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir