Filistinliler için topraklarına dönme hayali kutsaldır

  • mm
  • 3 ay önce
  • 152 Görüntülenme
  • 1 0

Bu hikaye, yıllar önce ölen ve gömülen Filistinliler ile ilgili. Aynı zamanda bu hikaye 70 yıl önce ortadan kaldırılan bir köyün hikayesi. Yıllar önce ölen Filistinliler benim atalarımdı ve köy de Beit Daras köyü idi. Anne tarafından demek Mohammed köyünden sürgün edildikten bir kaç ay sonra öldü.

Mohammed ile ilgili bildiklerimi anneannemden öğrendim. Anneannem Mariyam 37 yaşında iken dedem Filistinden Gazze Şeridine geldiğinde ölmüş. Neden öldüğü hiç bir zaman anlaşılamamış.

Mariyam, “Deden üzüntüden öldü.” derdi.

Annem Zarefah babasının adını duyduğunda her zaman ağlardı. Dedem öldüğünde annem çok küçükmüş, ölümün ne olduğunu bile tam olarak bilmiyormuş. Mülteci kampında babasını son kez öpüp “İyi geceler” demiş ama babası bir daha asla uyanmamış. Annem her zaman “Dedeniz yakışıklı bir adamdı,” der. Ama onun nasıl biri olduğunu hiç bir zaman öğrenemedik çünkü dedemin tüm resimleri köyden çıkıp giderlerken yok olmuş.

Köyün diğer erkekleri gibi Mohammed de savaşmış ama milisler gelip köyü yaktıklarında savaşacak bir şey de kalmamış. Mohammed, Mariyam ona yalvardığı için köyden ayrılmayı kabul etmiş ve Gazze’ye gitmek üzere ola çıkmışlar. Gazze Şeridindeki kampa ulaştıklarında dedem hasta olmuş.

Mariyam milislerin onları bulmasından korktuğu için kayıtlardan dedemi silmiş ve kocasını oraya gömmüş. 1948 yılında Filistinliler doğdukları yerin yakılıp yıkılmasından sonra Birleşmiş Milletler Yardım ve Bayındırlık Ajansı sayesinde oğulları okumuş. Ama Zarefah okumak yerine pazarda satıcılık yapmaya başlamış.

Her akşam Mariyam savaşın devam ettiği ölüm hattından topladığı meyve ve sebzeleri kampa getirirmiş. Ama bu ölüm hattında İsrail askerleri pek çok Filistinliler kendi topraklarından yiyecek topladıkları için öldürüyormuş. Mariyam ve Zarefah kendilerine ait topraklardan yiyecek topladıkları için yasadışı çete üyesi muamelesi görmüşler.

Filistinliler 70 yıldır mülteci olarak yaşıyor

Baba tarafından atalarım da Beit Daras köyünden. Ben de Gazze’de mülteci kampında doğdum. Orada ailemle yaşam mücadelesi verdim. Hep birlikte hayatta kalmak için uğraştık. 2001 yılında Google Earth çıktığında hemen köyün yerin belirlemek için harekete geçtim ama köy orada yoktu. On yıl önce orada olan köy artık yok. Beit Daras köyü benim için belki de hayattaki en önemli yer.

Köyün yerini sadece tahminen biliyorum. Gazze’den 32 kilometre kuzeydoğuda bir alan. Köyün yanından bir nehir geçiyor. Bir zamanlar çok mutlu ve huzurlu bir köy olan Beit Daras Romalılara, Haçlılara, Memlüklere ve Osmanlılara ev sahipliği yaptı. Ancak bu zengin köy 1948 yılında 3.000 sakini ile birlikte yok edildi.

“Beit Daras katliamı” sonrasında köyün sakinlerinin içinde asla geçmeyecek bir acı kaldı. O zamanlar bir çocuktum ve milislerle savaştığı için dedem Mohammed ile gurur duyuyorum. Yakışıklı, güçlü ve inançlı bir köyü olan baba tarafından dedem ise tüm ailesi ile Filistin’den sürgün edildi. Yaşlandığında onun bazen saatlerce hiç kıpırdamadan oturup dua ettiğini eski güzel anılarını düşündüğünü görürdüm. Bazen de köyü Beit Daras için bir kaç damla göz yaşı dökerdi.

Beit Daras gibi pek çok köy yakılıp yıkıldı. 800.000 Filistinlileryerinden yurdundan edildi ama ailem için durum bundan daha fazlasıydı. Beit Daras bizim onurumuzdu. Ailem Filistin topraklarında elleriyle ekip biçtiği yiyeceklerle ailesini besliyordu. Baba tarafından dedem her zaman radyo başında o sözleri duymayı bekledi “Beit Daras artık özgür, topraklarınıza dönebilirsiniz.”

Dedem ölürken bile radyosu kulağında bu sözleri bekliyordu. Ama olmadı yetmiş yıl sonra pek çok kişi hala mülteci olarak yaşıyor. Sadece köylerden değil farklı yerlerden milyonlarca Filistinli Orta Doğu’ya dağılmış durumda. Anne tarafından dedem her zaman arzu ettiği gibi Beit Daras köyüne değil mülteci kampına gömüldü. Filistinlerin topraklarına geri dönmesi politik bir amaç değil kutsal bir hayaldir.

Çeviren: Pınar Dinçkurt

Aljazeera

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir