Beynimiz stres altındayken neden öğrenme güçlüğü çekeriz?

  • mm
  • 5 ay önce
  • 474 Görüntülenme
  • 1 0

Stresin öğrenmeye ve hafızaya nasıl müdahil olduğunun nöral temelleri.

Yarıyıl sonuna geldiniz ve bir aydır çalıştığınız final sınavı ile karşılaşmaya hazırsınız. Her derse gittiniz, tüm bölümleri okudunuz ve bilinmesi gereken bütün formül ve anahtar kelimeleri hatırlıyorsunuz. Daha önce hiç bir sınav için kendinizi bu kadar hazır hissetmediniz.

Büyük gün geldi. Biraz kaygılısınız. Sınav kağıdı önünüzde… Telaş başlar…

Başınızdan savmaya çalışırsınız, ama bir faydası olmaz. Elinizde kalem; sınav kağıdının sayfalarını çevirirsiniz. İlk birkaç soruyu okumaya başlarsınız. Olan olur ve kafanızda yer ettiğini düşündüğünüz tüm bilgiler bir anda büyü  yapılmış gibi zihin deponuzdan kaybolur.  Hiç ama hiç bir şey yoktur.  Sanki, biri beyninize girmiş ve daha önce öğrendiğiniz ne varsa izleri yok oluncaya kadar hepsini temizlemiştir.

Daha önce yapmış olduğunuz tüm hazırlığa rağmen, final sınavından kalırsınız.

Bu, hepimizin başına gelebilecek yaygın bir olaydır. Hafızamıza kaydetmiş olduğumuz bilgiyi geri çağırma ve kodlama yeteneğimiz, stresli zamanlarda oldukça kolay bir biçimde bizden çalınabilir. Stres, belleğimizdekileri geri çağırma yeteneğimizi ortadan kaldırmaktadır.

Yazı, bizi ifadesiz bırakan bellek bağlantılı bu tip durumları neden bu kadar sık yaşadığımız konusunda beyin temelli bir açıklama sunmaktadır. Bu tam olarak neden ve nasıl ortaya çıkmaktadır? Daha da önemlisi bunun üstesinden nasıl gelebiliriz?

Son zamanlarda sinir bilimciler; stresin, öğrenmenin ve bellekteki bilgiyi geri çağırmanın nöral temellerini ortaya çıkarmaya çalışmaktadır.

Hafızanın nöral bilimi hakkında

Şu an için bildiğimiz, anılarımızın, bellek bağlantılı bilgi ile ifade edildiklerinde değişiklik gösterebilecekleridir ki, bu da anılarımızı yüksek seviyede değişiklik göstermeye meyilli bir hale sokmaktadır. Beynin “medial prefrontal korteks”i, alınan bilginin belleğimizde saklı bulunan anılarla ilgili olup olmadığını tespit etmekten sorumludur.

Peki, mevcut anılarımızla hiç bir bağlantısı bulunmayan ve tamamiyle yeni bir bilgi ile karşılaştığımızda ne olmaktadır? Beyin üzerinde uzmanlaşmış bilim adamları, yeni bilginin beyinde tamamen ayrı bir bölgede bulunan “hipokampüs”te işlem gördüğünü bulmuşlardır.

Yeni bilginin, belleğe kaydetmek maksadıyla işlenmesinde rol alan hipokampüs, ilginç çeşitli hipotezlerin ortaya atılmasına neden olmuştur ve son dönemde nöral bilimcilerden bir ekibi, yeni bilgi ile belleğimizdekilerin birleştirilmesie yönelik stresin rolünü daha fazla araştırmaya yöneltmiştir.

Araştırma ve bulgular

Hipotezlerinin testini aşağıdaki şekilde gerçekleştirmişlerdir:

Araştırmacılar önce laboratuvar ortamında, özellikle strese neden olsun diye dizayn edilmiş bir senaryo kullandılar. Senaryo, sert mizaçlı bir grup değerlendirenin önünde halka açık, 15 dakikalık bir iş görüşmesi şeklinde uygulandı.

15 dakikalık stresin ardından katılımcıların iki tip bilgiyi öğrenmeleri istendi. Biri, zaten hafızalarında var olan anıları ile bağlantılı iken diğeri, tamamen yeni bir bilgi idi. Araştırmacılar, işlevsel MR (manyetik rezonans) görüntülemesi yardımıyla, katılımcıların bilgileri öğrendikleri sırada gerçekleşen beyin aktivitelerindeki değişiklikleri gözlemlediler.

Bilim adamları, katılımcılar hafıza bağlantılı öğrenirken “medial prefrontal korteks”te artan bir hareketlilik olduğunu buldular. Ayrıca hipotezlerine paralel olarak, katılımcıların yeni öğrendiği bilginin işlenmesi esnasında “hipokampüs”ün parladığını gözlemlediler. Yine de en önemlisi, öğrenme esnasında katılımcılar stres altında ise, “medial prefrontal korteks”in işlevlerinde bir bozulma olduğunu bulmalarıdır. Son olarak senaryodaki düşük performans, stres altında olan katılımcıların beyinlerindeki işlevsel bağlantısızlığı düşündürmüştür.

Sonuç

Nöral görüntüleme çalışmaları, stres altındaki bireylerin neden öğrenme ve hafıza yeteneklerinde değişim gözlendiğine açıklık getirmektedir. Öğrenme ve bellek biliminin mevcut haline paralel olarak, katılımcılardan bellek bağlantılı bilgiyi öğrenmeleri istendiğinde, araştırmacılar “medial prefrontal korteks”te artan bir hareketlilik gözlemlemişlerdir. Diğer taraftan yeni bilgi, “hipokampüs”teki hareketlerin artışı ile ilintilidir.

Bellek bağlantılı bilgilerin işlenmesi sırasında “medial prefrontal korteks” hareketlerinde önemli bir azalmaya stresin neden olduğunu gösteren bulgular, amaca uygun olanlardır. Beyin aktivitelerindeki bu stres kaynaklı değişiklikler, bellek bağlantılı görevler yerine getirilirken stresin, var olan bilgiyi nasıl bozduğunu açıklamaya yardımcı olabilmektedir. (Final sınavı örneğinde olduğu gibi)

Bu araştırma, hastaların genel kaygı bozukluğu gibi bozulmuş hafıza fonksiyonlarını bildirdiği, stresle ilişkili akıl ve ruh sağlığı hastalıklarına ait vakaları anlamamıza yardımcı olma potansiyeline sahiptir. Dahası, stresin performansta önemli bir rol oynadığı eğitim ortamlarını araştıran alanlar için çok önemli etkilere sahip olabilir.

https://www.psychologytoday.com/us/blog/ritual-and-the-brain/201804/why-your-brain-stress-fails-learn-properly

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir