Ankesörlü Telefon FETÖ’nün yeni bir tuzağı mı?

Son zamanlarda ankesörlü telefondan yüzlerce TSK mensubunun gözaltına alınıp tutuklanması, akıllara FETÖ’nün kendi örgüt mensuplarını korumak için BYLOCK’ta uyguladığı yöntemi, ankesörlü telefon için de uygulayıp uygulamadığı sorularını akla getirdi.

Son zamanlarda ankesörlü telefondan yüzlerce subayın gözaltına alınıp tutuklanması, akıllara ankesörlü telefonun da BYLOCK tuzağı gibi olup olmayacağı sorularını akla getirdi.

Hatırlanacak olursa, BYLOCK FETÖ’nün haberleşme uygulamasıydı. 17-25 Aralıktan sonra 2014 yılında FETÖ kendi mensupları arasında bu uygulamayı kullanmaya başladı. Örgüt deşifre olduğunu anlayınca, BYLOCK uygulamasının yüklü olduğu sunucuya, MORBEYİN firması çatısı altında, namaz vakitleri, müzik programları gibi başka aplikasyonları da indirterek, BYLOCK kullanıcısı yani örgüt mensubu izlenimi verdirmeye başlandı. 11.480 kişi, istekleri dışında BYLOCK uygulaması indirmiş gibi gözüktü.

Bir çok kişi BYLOCK’ten mağdur oldu, gözaltına alındı yada tutuklandı. Hatta BYLOCK’tan dolayı açığa alınan hekim Hasan Orhan, Hastanenin 10. katından atlayarak yaşamına son vermişti.

BYLOCK’tan sonra FETÖ soruşturmasını yürüten ilgili makamlar, FETÖ’nün kendi aralarında ankesörlü telefonlarla iletişim kurduklarını belirtmiş ve şu ana kadar 100’lerce kişi bu yüzden gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Aramaların içeriği bilinmemekle birlikte, bir kısmı çaldırılıp kapatılmış, bir kısmı da, 1 dakikadan az, kısa süreli aranmıştı.

Kendi örgüt mensuplarını korumak ve davayı sulandırmak için örgüt mensubu olmayan kişileri de,  BYLOCK kullanıcısı gibi gösteren FETÖ örgütünün, aynı tuzağı ankesörlü telefonda uygulayıp uygulamadığı konuşulan konular arasında. Ankesörlü telefonu kullanan mahrem imamların, TSK içerisindeki kripto subaylardan, örgüt mensubu olmayan kişilerin telefon numaralarını aldığı ve sabit bir ankesörlü telefondan sırayla cemaat mensubu olmayan kişileri de arayarak, FETÖ’cü olan olmayan herkesi aynı kefeye koyduğu avukatların iddiaları arasında.

Şimdilik ankesörlü telefon görüşmesi suç sayılmamakta(!). Ancak BYLOCK’u suç kabul eden yargıtayın, daha sonrasında ise suç olmaktan çıkarması, ankesörlü telefonda da benzer yanlış bir karar verilip verilmeyeceği sorularını akla getirmekte.

Ankesörlü telefon gözaltılarının, haklı bir suç unsuru olduğu mu yoksa yeni mağduriyetler doğurup doğurmayacağını da önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir